Nexperia krizi: Avrupa’da otomobil üretimi tehlikede

nexperia krizi avrupada otomobil uretimi tehlikede JR2URSnr.jpg

“`html

Avrupa Otomotiv Sektöründe Çin Bağımlılığına Dikkat Çeken Gelişmeler

Avrupalı otomobil üreticilerinin Çin’e olan bağımlılığına dair yaşanan yeni olaylar, sektörde endişe yaratmaya devam ediyor.

Bu gelişmelerden ilki, çip tedarikçisi Nexperia’nın merkezinin bulunduğu Hollanda ile Çinli ortakları arasındaki anlaşmazlığın tedarik süreçlerini olumsuz etkileyebileceğine dair bir uyarı yapmasıydı.

Hollanda hükümeti, 2019 yılında Nexperia’nın çoğunluk hissesini satın alan Çinli Wingtech Technology şirketine bu ayın başlarında el koydu. İki ülke arasında sorunu çözmek için yapılan girişimlerin ise henüz bir sonuç vermediği görülüyor.

Çip Tedarik Zinciri
Çipler, otomobillerden uçaklara, mobil cihazlardan çeşitli üretim tesislerine kadar birçok kritik alanda temel bileşenler arasında yer alıyor. Fotoğraf: Harald Tittel/dpa/picture alliance

Başkent Pekin’den gelen veriler, Eylül ayında Çin’in kritik hammadde ihracatının geçen ayın seviyesine göre %31 oranında düştüğünü gösteriyor. Bu durum, elektrikli motorların üretiminde hayati öneme sahip nadir toprak elementlerinde ciddi tedarik sorunları yaşanabileceğine işaret ediyor.

Kârların düşmesi ve işten çıkarma dalgalarının yaşandığı bir dönemde bu gelişmeler, Avrupa’nın karşılaştığı büyük bir ikilemle ne kadar zorlandığını gösteriyor. İçten yanmalı motorlarının başarısı üzerine kurulu yerel tedarik zincirleri, çip, mıknatıs ve batarya gibi elektrikli araçların kritik bileşenlerinin tedarikinde yaşanan sorunlar nedeniyle zor günler geçiriyor.

Özellikle Almanya, Avrupa’nın en büyük otomobil üreticisi olarak bu dengesizliğin sonuçlarından derin etkileniyor; durum, ülkenin genel refahını tehdit eden bir nitelik kazanmış durumda.

Zürih’teki St. Gallen Üniversitesi’nden Andreas Herrmann, DW’ye yaptığı değerlendirmede, “İçten yanmalı motor, Almanya otomotiv endüstrisinin en önemli rekabet avantajıdır. Ancak sektörün, yeni rekabet alanları geliştirmek için zamana ihtiyacı olduğu açık” diyor.

Kritik Hammadde Tedarikine Yönelik Artan Riskler

Büyük otomobil üreticileri, en büyük pazarları olan Çin’deki satışlarına büyük ölçüde bağımlıdır. Bu durum, özellikle Almanya’nın dev markaları Volkswagen (VW), Mercedes ve BMW için geçerlidir. Ancak, sektörü tehdit eden asıl mesele, belirli otomobil parçaları ve kritik tedariklerde yabancı ülkelerin kontrolü üzerindeki yoğun bağımlılıktır.

Geçtiğimiz bahar aylarında, Pekin’in ABD gümrük vergilerine verdiği yanıtla birlikte, Çin’in nadir toprak mıknatısı ihracatında bir yavaşlama gözlemlendi.

Nadir Toprak Elementleri
Dünya genelindeki otomobil üreticileri, Çin’den gelen nadir toprak elementlerine büyük ölçüde bağımlı. Ciyangsu bölgesi, bu kritik hammadde rezervleri açısından zengin yerler arasında yer alıyor. Fotoğraf: Wang chun lyg /dpa/picture alliance

Berlin merkezli Çin Araştırmaları Mercator Enstitüsü’nün verilerine göre, Avrupa Birliği’nin nadir toprak elementi ithalatının %90’dan fazlası Çin’den sağlanıyor. ABD ve Çin arasındaki geçmiş anlaşmaların ardından piyasa bir miktar toparlansa da, Pekin şimdi daha sert bir tutum geliştirmiş durumda.

Bu ay itibarıyla, Çin birçok kritik hammadde ihracatı için lisanslama sistemi uygulamaya koydu. Uzmanlar, bu durumun Avrupa’ya olan ithalatı daha da yavaşlatabileceğini öngörüyor.

Çip Tedarik Zincirlerindeki Riskler Sürüyor

Çip kıtlığı, aslında geride bırakılması gereken bir sorun olarak görülüyordu. Covid-19 pandemisi döneminde yaşanan tedarik krizinin 2021’de üretimde kesintilere yol açmasının ardından otomobil üreticileri, kaynaklarını çeşitlendirme vaadinde bulunmuştu.

Almanya, çip üreticisi TSMC’yi 2027’de Dresden’de bir fabrikayı hayata geçirmeye ikna etti. Ancak çip tedarik zincirleri oldukça karmaşık bir yapıdadır. Modern otomobillerde binlerce yarı iletken kullanıldığı için, Nexperia’nın örneğinde olduğu gibi tek bir bileşendeki eksiklik bile bile yıkıcı sonuçlar doğurabiliyor.

Avrupa Otomobil Üreticileri Birliği (ACEA) Başkanı Sigrid de Vries, otomobil üreticilerinin son yıllarda “tedarik zincirlerini çeşitlendirmek adına önemli adımlar attığını” belirtse de, kıtlık riskinin tamamen ortadan kaldırılmasının mümkün olmadığını ifade ediyor.

Batarya Stratejisinde Gelişmeler

Çipler ve nadir toprak elementlerine kıyasla, Avrupa Otomotiv Tedarikçileri Birliği’ne (CLEPA) göre bataryalar elektrikli araç değer zincirinin yaklaşık %30’unu oluşturan önemli bir unsurdur.

Avrupalı otomobil üreticileri, bataryaları dışarıdan temin etmek yerine kendi bünyelerinde üretmek istiyor; ancak şu an için pazarın büyük kısmı Kore ve Çin’den gelen ithallere bağımlı durumda. Geçmişte Avrupa’nın en büyük bataryası olarak öne çıkan İsveçli Northvolt, 2024’te iflasını açıkladı ve dikkat çekici bir başarısızlık hikayesine dönüştü.

Elektrikli Araçların Soğuk Hava Koşullarındaki Performansı

Bu videoyu görüntülemek için JavaScript’i etkinleştirin ve HTML5 video destekleyen bir tarayıcıya geçiş yapın.

Northvolt’un yerini Volkswagen’in PowerCo’su ve Renault liderliğindeki Verkor gibi diğer girişimler alıyor. Ancak, elektrikli araç pazarındaki durgunluk göz önüne alındığında, bu şirketlerin yüksek başlangıç maliyetlerini karşılama adına yeterli ölçek ekonomilerine ulaşmaları belirsizliğini koruyor.

Porsche, mevcut piyasa koşullarında kârlı olamayacakları gerekçesiyle batarya üretim hedeflerinden vazgeçtiğini kısa süre önce açıkladı.

Bir diğer önemli mesele ise, en modern batarya teknolojisi üzerindeki bilgi paylaşımını kısıtlayan yeni ihracat kısıtlamaları ve Çin’in bu alandaki etkisi.

İçten Yanmalı Motor: Refah Kaynağı

Bu gelişmelerle birlikte, Avrupa otomotiv sektörü daha fazla riskle karşı karşıya kalmaktadır. Özellikle Almanya, zorlu bir döneme girmiş durumda.

Alman Otomobil Endüstrisi Birliği (VDA), 2024 yılında sektör genelinde yaklaşık 773 bin kişiye istihdam sağlayacağını tahmin ediyor. Ancak, son yıllarda düşen bu rakam şimdi hızla azalma göstermeye başladı. Mevcut verilere göre, 2024 yazı ile 2025 yazı arasında otomotiv sektöründe 51 bin 500 iş kaybı yaşanabilir. Bu, geçmiş altı yıl içinde kaybolan toplam 61 bin işe çok yakın bir rakamdır.

Alman Ekonomisi ve Otomotiv Üretimi
Alman ekonomik büyümesinin temel taşlarından biri olan otomobil üretimi, uzun yıllar boyunca ekonomik kalkınma ve refahın lokomotifi olmuştur. Fotoğraf: Sean Gallup/Getty Images

Bu kesintilerin etkileri yıllar içinde hissedilecektir; ancak sektörün sorunları şimdiden şehir ve bölgelerde hissedilmektedir. Volkswagen’in sahip olduğu Audi markasının bulunduğu Ingolstadt, kötüleşen ekonomik durum nedeniyle 80 milyon euroya (92,9 milyon dolar) kadar bütçe açığını kapatmaya çalışıyor.

Otomotiv Tedarikçileri Birliği, Eylül ayında yaptığı tahminde, acil adımlar atılmazsa, AB’nin otomobil başına yarattığı değerin %23’ünün 2030 yılına kadar başka coğrafyalara kayabileceğini öngördü.

İyimserlik için Nedenler Var mı?

Batarya projeleri ise ilerlemeye devam ediyor. Volkswagen, Almanya’nın Salzgitter kentinde ilk büyük batarya fabrikasını (gigafactory) kurma aşamasında. Benzer şekilde, Renault liderliğindeki Verkor da Fransa’nın Dunkirk şehrinde yeni bir üretim tesisi inşa ediyor.

Yeni teknolojiler ve daha etkili geri dönüşüm süreçleri, elektrikli araçlarda ihtiyaç duyulan nadir toprak mıknatıslara olan talebi azaltabilir. ZF Friedrichshafen, nadir toprak metalleri gerektirmeyen bir elektrikli motor geliştirmek için kalıcı mıknatıslar yerine elektromanyetizmadan faydalanıyor.

Volkswagen'in Yeni Elektrikli Otomobilleri
Pazarda azalan pazar payını artırmak isteyen Volkswagen (VW), Münih’teki IAA Mobility 2025 otomobil fuarında yeni elektrikli otomobillerini tanıttı. (08.09.2025) Fotoğraf: Daisuke Ichikawa/AP Photo/picture alliance

Yavaşlayan pazarlara rağmen, yeni elektrikli araç serileri dikkatleri üzerine çekebilir. BMW ve Mercedes, yeni SUV modelleri için olumlu geri dönüşler aldı. Volkswagen, 2026 yılında yaklaşık 25 bin euroya dört yeni şehir içi elektrikli otomobil modelini piyasaya sürme taahhüdünde bulundu.

Çinli rakiplerin dayanıklılığı ise belirsizliğini koruyor. Ülkede aşırı yatırımların geçmişte piyasa dalgalanmalarına neden olduğu biliniyor. Pekin, bu aşırı rekabetin sektöre daha çok zarar verebileceğinden endişeli.

Ancak Avrupa’nın bağımlılıklarını azaltmak adına daha fazla geleceğe yönelik teknoloji geliştirmesi gerektiğine dikkat çeken Herrmann, Avrupa otomotiv sektörünün hayatta kalacağına dair umutlu bir mesaj veriyor:

“Otomotiv sektörü ciddi bir krizle yüzleşmek zorunda. Ancak sonuç olarak, bu süreçten daha güçlü bir şekilde çıkma şansımız yüksek!”

“`

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir