MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin CHP’deki mutlak butlan kararına yönelik açıklamaları, siyasi arenada yeni tartışmaların ortaya çıkmasına neden oldu. Ankara’daki kulislerde, CHP’deki gelişmelerin açılım sürecinin gündemini geri plana ittiği ve bu sürecin yasal altyapısına yönelik çalışmaların nasıl şekilleneceği tartışılıyor. Cumhuriyet gazetesinden Merve Kılıç’ın haberine göre, Bahçeli, CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’na ilişkin mutlak butlan kararını değerlendirirken, konunun siyasi boyutunun yanı sıra hukuki bir mesele olduğunu vurguladı. Yargı sürecinin tamamlanmasını beklemek gerektiğini belirten Bahçeli, mahkeme kararının geçerliliğine dikkat çekti ve CHP’nin faaliyetlerinin mevcut hukuki çerçevede devam edeceğini ifade etti.
Bahçeli, yolsuzluk soruşturmalarına da değinerek, kamu kaynaklarının kötüye kullanılmasına karşı kararlı olunması gerektiğini vurguladı. Ancak, Ankara kulislerinde son dönemdeki siyasi gündemin daha çok CHP’deki liderlik ve kurultay tartışmalarına yoğunlaştığı, bu durumun açılım sürecine ilişkin konuların geri planda kalmasına yol açtığı değerlendiriliyor. Parti içindeki yetkililer, sürecin belirli bir takvime bağlanmadan ilerlediğini, ancak son günlerdeki gelişmelerin kamuoyunun dikkatini farklı konulara kaydırdığını ifade ediyor.
MHP çevrelerinde, “Türkiye’nin en önemli meselelerinden biri olan açılım süreci ikinci plana düştü. Tüm siyasi enerji CHP ile ilgili tartışmalara harcanıyor” yorumları yapıldığı aktarılıyor. Ayrıca, MHP’nin uzun süredir çeşitli yasal düzenlemelerin gündeme alınmasını savunduğu, ancak AKP’nin son dönemde daha temkinli bir yaklaşım benimsediği belirtiliyor. Özellikle Ankara’da, “çerçeve yasa” ya da “kod yasa” olarak adlandırılan ve sürecin hukuki altyapısını oluşturması beklenen düzenlemenin askıya alındığı konuşuluyor. MHP kaynakları, sürecin devam etmesi gerektiğini, ancak atılacak adımların devlet kurumlarının raporları ve sahadaki gelişmelere göre şekillenmesi gerektiği görüşünde. Sürecin hukuki altyapısını oluşturması beklenen düzenlemelere yönelik çalışmaların da güvenlik bürokrasisinden gelecek değerlendirmelere bağlı olduğu ifade ediliyor.
